Category: Video

Region: Avrupa

Translations: en, tr, ru

2 min read

TV Pazarına Dair Uydurulan Efsaneler

Written on 06 Aug 2019


Sürekli gelişen teknoloji ve tüketim alışkanlıklarına bağlı olarak TV endüstrisinin bugünkü durumuyla ilgili çok fazla yanlış bilgi konuşuluyor, yazılıyor ve paylaşılıyor. İşte bu yazımızda endüstrinin saygın araştırma kuruluşlarının sonuçları ışığında modern televizyon pazarıyla ilgili uydurulan bu efsanelerin yanlışlığını ispatlıyoruz.

“Artık kimse TV izlemiyor”: YANLIŞ!
İnsanların daha az doğrusal televizyon izlemelerine rağmen doğrusal TV’nin hala çoğunlukla tercih edilen ve pazarın lideri olduğunu açıklığa kavuşturmak gerekir. Örneğin İngiltere’yi ele alırsak, günlük televizyon içeriğini izlemenin toplam dakikası daha da artmaktadır, sadece catch-up TV (kaçırdığını izle), DVR, OTT gibi farklı şekillerde izleme yöntemleriyle çeşitlendirme söz konusudur. Aynı zamanda, TV satışları da artıyor ve hem eski televizyonlar değiştiriliyor hem de yeni haneler ortaya çıkıyor. Akşam en çok izlenen saatte TV izleme bir aile veya sosyal etkinlik olduğunda, büyük ekran TV'ler tüm cihazlar arasında açık liderdir. İşte bu dinamik, yakın gelecekte yarım milyar kadar yeni dijital hane halkının ortaya çıkacağını tahmin etmeyi mümkün kılarken bunların yaklaşık 300 milyonunun analogdan dijital yayına devredileceği ve yaklaşık 200 milyonunun da yeni gelenlerden oluşacağı belirtiliyor. Tabii ki, küresel olarak, görüntüleme süresi miktarı azaldığını söyleyebiliriz ama acaba ne kadar? İstatistiklere göre 1995'ten bu yana 20 yıl boyunca günde 3.5 saatten 3 saate düşmek şeklinde yaklaşık yarım saat azaldı. Hala kimsenin televizyon seyretmediğini söylemek için henüz çok erken, değişen tek şey yeni formatlarda izleme alışkınlığı diyebiliriz.

“Herkes İnternete Göçüyor”: YANLIŞ!
Bu tüketiciler kimler ve neyi izliyorlar? İnternet erişimi olan hane halklarının çoğu büyük veri aktarımlarına sahip değiller ve dünyadaki 1.3 milyar hane HD uyumlu sabit hat iletişimine erişemiyor. Büyük ekranlar için yüksek kaliteli bir görüntüye ihtiyacınız var, bu yüzden % 100 sabit genişbantla kaplı olan Güney Kore'de bile SkyLife, Güney Koreli hanelerin % 20'sinden daha fazlasında DTH (doğrudan eve yayın) etkisini artırdı.

“Kimse Doğrusal TV'ye para harcamıyor”: YANLIŞ!
İçeriğe daha fazla para harcanıyor, doğrusal TV ve OTT büyüyor, ancak farklı hızlarda. Önümüzdeki 5 yılda, OTT pazarı 66 milyar dolar artacak ve lineer TV pazarı 32 milyar dolar yükselecek. Aynı zamanda, doğrusal TV’lerin gelirlerinin        % 30-40’ı bir uydu tarafından “destekleniyor” ve gelir yaratmada itici güç olmaya devam ediyor. Doğrusal TV’den elde edilen gelirler, 2023’teki toplam küresel video pazarının % 76’sını karşılayacak ve uydu video müşterilerinin yardımı ile 2023’te 150 milyar dolar (2018’de 139 milyar dolar) kazanç bekleniyor.

“Uydu çok pahalı”: YANLIŞ!
Uydu yayıncılığının büyük izleyicilere ulaşmadaki etkinliği tartışılmaz çünkü IP teslimatı maliyeti, izleyici sayısına ve görüntüleme süresine bağlı olarak artıyor ve uydu üzerinden yayınlanma maliyeti artan sayıda abone ile azalıyor (artan sayıda abone ile sabit fiyat). İngiltere örneğine dönersek, BBC kamu televizyonunun açık maliyet verilerini karşılaştırabilirsiniz ki, bireysel bir aboneye IP gönderim maliyeti saatte 6 pounddan fazlayken uydu aracılığıyla bu rakam sadece 25 penidir. Ne kadar çok ekran varsa, IP trafiğinin maliyeti o kadar yüksek olur ve bu da uydu paylaşımını artırmak için harika bir fırsattır.

Infographic TR


Written on 06 Aug 2019

Share